6 Nisan 2026 Pazartesi
Herkes Ne Kadar Temiz
Herkes Ne Kadar Temiz: Günümüzün en güzel, en çok ardına saklanılan bir söylemi var; çokça kullanılır. "Beni taşlayacaksanız en günahsız, en temiziniz ilk taşı atsın." Tabii
5 Nisan 2026 Pazar
Daldan Dala İki Yüzlü Bir Gevezelik Hali
Daldan Dala İki Yüzlü Bir Gevezelik Hali: Gevezelik ne çok yakışır ağıza. Farkında olunca daha da bir hızlı akıntıya kürek, bir ishal haline; ardından ne gelir ne kusar, ne var boş boş her şeyi...
3 Nisan 2026 Cuma
Dikişleri Patlamış Sensizlik
Dikişleri Patlamış Sensizlik: Ağzına en çok, en çok beni sevdiğini söylemek yakışıyordu. Gözlerimi kapatıyorum; artık yoksun. Yaptığım şey seni unutmak olması lazım, nedense
2 Nisan 2026 Perşembe
Kuantumdan Günlük Hayata Soğumanın Hikayesi
Kuantumdan Günlük Hayata Soğumanın Hikayesi: Ben ne anlarım fizikten, kuantum fiziğinden ne anlarım; bakarım, bir şeyler okurum, anladığımı tam da anladığım gibi anlatırım, ben böyle anlıyorum ne
Vietnam Savaşı Üzerine Farklı Bir Hikaye
Vietnam Savaşı Üzerine Farklı Bir Hikaye: Bir devrin efsanevi savaşıydı Vietnam. Vietkong çeteleri derlerdi; öyle hikayeler vardı. Sonra turizme konu oldu, hâlâ konu; şöyle yapmışlar, böyle
1 Nisan 2026 Çarşamba
İhanet Neden Bu Kadar Kolaylaştı?
İhanet Neden Bu Kadar Kolaylaştı?: İhaneti hiç sevmem demişti, ölmeye gitmeden bir gün önce Erzurum mahallesindeki ablasını görmeye giderken öldürüldüğünde. Ertesi gün Sadık Gürbüz
Kuantum mu, Aşk mı? Gerçeklik Algısının Parçalandığı Zihin Halleri
Kuantum mu, Aşk mı? Gerçeklik Algısının Parçalandığı Zihin Halleri: Dilim pek varmıyor söylemek, dillendirmek pek işime gelmiyor bu sıralar; yaşıyoruz, içindeyiz, varız. Yaşarken çok dokunuyor, çiziyor bir yerlerimizi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Sökülen Etiketlerin Çıplaklığı ve Aynaya Gitme Vakti
Sökülen Etiketlerin Çıplaklığı ve Aynaya Gitme Vakti : Bazı zamanlar dışarıdan bakınca başladığımız yerde durduğumuzu, bir damla ileriye gid...
-
Yağmur tek tek yalnız damlalarıyla aynıyı yapma tanımıyla sürü tektek yalnız bireylerinin aynıyı yapma tanımıyla aynı gibiymiş aynı tüyd...
-
Çok da değil biraz önce ruhuna işleyen bir soğuk ok bir derin yara bir acı tarifsiz sonrası kendi kendine oluşan zaman da denilen acıyı ite...
-
Kalem epeydir bir yerlere dokunmuyor sürtünmüyor varmıyor geçmiyor önünden bile oturup bir masa da hal hatır sormuyor diye yaşanmıyor sanı...